"Bir toplumu güçlü kılan, benzerlikleri değil; farklılıklarla kurduğu ortak yaşam kültürüdür."
Her birey; ailesi, eğitimi, kültürü, inancı ya da inançsızlığı, değerleri ve yaşam deneyimleriyle kendine özgü bir dünya inşa eder. Bu nedenle toplum içerisinde farklı düşüncelerin, farklı inançların, farklı yaşam biçimlerinin ve farklı kimliklerin bulunması olağan olduğu kadar kaçınılmazdır. Sorun, bu farklılıkların varlığı değil; onlara karşı geliştirilen tutumdur.
Günümüzde toplumsal gerilimlerin önemli bir kısmı, fikir ayrılıklarından değil; ötekileştirici dilin, kutuplaştırıcı söylemlerin ve empati eksikliğinin yaygınlaşmasından kaynaklanmaktadır. İnsanlar dinlenmeden yargılandığında, inancı veya düşüncesi nedeniyle dışlandığında ve yalnızca kendi görüşlerini pekiştiren çevrelerle sınırlı kaldığında, toplumsal güven giderek zayıflamakta; birlikte yaşama kültürü de zarar görmektedir.
Oysa demokratik ve sağlıklı toplumların temelini oluşturan unsur; herkesin aynı düşünmesi ya da aynı inanca sahip olması değil, herkesin düşüncesini özgürce ifade edebildiği, inancını özgürce yaşayabildiği ve insan onurunun eşit biçimde korunduğu ortak yaşam kültürüdür.
Toplumsal bütünleşme; farklılıkların bastırılmasıyla değil, karşılıklı saygının kurumsallaşmasıyla güçlenir. Çünkü saygı, yalnızca bir nezaket göstergesi değil; toplumsal güveni besleyen, sosyal sermayeyi güçlendiren ve dayanışmayı mümkün kılan temel bir değerdir.
Bugün kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmedi mi?
Biz gerçekten farklı olana; düşüncesi, inancı veya yaşam tercihi ne olursa olsun aynı saygıyı gösterebiliyor muyuz?
Unutmamalıyız ki güçlü toplumlar; farklılıkları tehdit olarak gören değil, onları ortak geleceğin doğal bir parçası olarak kabul edebilen toplumlardır. Kardeşlik ise düşüncelerin veya inançların aynılaştığı yerde değil; insan onurunun, hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı yerde filizlenir.
Medeniyet; insanların aynı düşünmesini ya da aynı inanca sahip olmasını sağlamak değil, farklı inançların, farklı düşüncelerin ve farklı yaşam biçimlerinin karşılıklı saygı içinde bir arada yaşayabildiği bir toplumsal iklim inşa edebilmektir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder