7 Mayıs 2016

ANNE RUHA İNŞİRAH

     ANNE RUHA İNŞİRAH

      Yavrusuna olan şefkati inanılmaz   fersah!   fersah!                               Anne cennet rayihalı kanatsız melek!                           


      Karşılıksız ve koşulsuz sevginin, sonsuz sabrın, fedakârlığın, masum duyguların yegane timsali…

       Yağmurun toprakla kavuşmasının sırrına vakıf olanlar varır farkına, anne muhabbetinin sevgisinin engin derinliğinin…

      Anne, ak sütünün saflığında sabırla bestelediği  merhamet, sevgi ve şefkat kokan yüreğiyle eritir koca buz dağlarını ve bir tebessümüyle, bin bir çiçek açan cennete çevirir gönülleri sonsuzluğun eşiğinde.                                    Anne dünya yolculuğunun şefkat rotası!                                           Her ne kadar med ve cezirler içerisinde arz-ı endam etse de yüreği, kalbinin fanusu yangın yeri de olsa, duyulmayan figanları titretse de arzı, sağanak sağanak hüzün yağsa da gönlüne zemheri mevsiminde, kaskatı buz kesse de yüreği; hissettirmez arafta saklar sancılarını, acılarını, dertlerini, tasalarını…

      Aynı zaman diliminde, aynı havayı soluyorken dahi farklı diyarlarda olduğumuzu hissettirmeyen, üzerimizde ödenmez hakları bulunan eşsiz varlık.

      Yavrusu umutsuzluğa, çaresizliğe düştüğü zamanlarda iki eli kanda olsa dahi siler yavrusunun gözlerindeki çaresizlik buğularını ve ona telkin eder Mevlana’nın,  ‘‘Sen potansiyellerle doğdun. Sen iyilik ve güzellikle doğdun. Sen ideal ve hayallerle doğdun. Sen kanatlarla doğdun. Sen sürünmek için yaratılmadın. Senin kanatların var haydi onları kullanmayı öğren ve uç.’’sözünü adeta uygularcasına öğretir yavrusuna düşünce kalkmanın, yürümenin, koşmanın hatta uçabilmenin yollarını, ta ki engin mavi göklere ulaşıp özgürce uçabilmenin ince detaylarına dek…

       Mercanların pırlanta olduğu andır, anne gözünde yavrusunun mutluluğu öyle ki beşikten mezara, dünyadan ukbaya kadar.

         Anne nazenin bir çiçek! Ömür takvimimizin her bir yaprağını varlığıyla süsleyen, eşsiz fedakarlığı ve sonsuz sevgisini hatıralarımızda harmanlayan koca bir yürek…

       Yıllar geçse, ömürler bitse de varlığın her doğan güne imzadır evladının gönül künyesinde…

      Ey cennet ayakları altında ki muhterem! Sevginin, saygının, hoşgörünün, karakter mayasının kaynağı!

     Ey şefkat ve merhametiyle yeryüzünü ısıtan güneş!  Sana layık olmak istiyoruz çünkü talibiz ayaklarının altındaki cennete!


      Üzerine anne yüreğinden başka mushaf takmayan cennet kokulu annelere ithafen…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

RUHUN PRANGALARINI ÇÖZMEK

  Ruhun Prangalarını Çözmek: Bırakmanın Hafifliği Yıllarca kilitli kaldığınız, gün ışığı görmeyen dar bir odadan aniden çıktığınızı hayal ed...